ATATÜRK MÜ?

0

Gazi Mustafa Kemal zamanın halifesi Sultan Mehmet Reşat’ın ve Sultan Vahdettin’in hiçbir emrine muhalefet etmemiş başta Çanakkale, Kudüs, Trablusgarp, Halep gibi cephelerde cansiperhane hizmetlerde bulunmuştur. Asker ve Mehmetçik şuuruyla yanlışta bile olsa halifeye itaat etmiştir.

 

Gazi Mustafa Kemal başlatmış olduğu milli mücadele ile Halife Vahdettin’e karşı değil, vatanı işgal eden küffara karşı cihat etmiştir. Vahdettin, 17 Kasım 1922 yılında İstanbul’dan ayrıldığında halifeliğe, başka bir Osmanlı şehzadesi Sultan Abdülaziz’in oğlu Abdülmecid Efendi’yi hilafet makamına “TBMM” çoğunluk oylarıyla seçmiştir.

Gazi Mustafa Kemal saltanatı kaldırmış halifeliğe dokunmamıştır. Seçilen yeni halifenin keyfiyetsizliğinden Osmanlı sülalesini sürmüş, Osmanlı ailesinin padişahlık için gözlerini kırpmadan birbirlerini öldürmeleri gibi bir icraata kesinlikle girmemiş, hiçbirinin mallarına ve kılına dahi zarar vermemiştir.

Bu konuda “TBMM”, 3 Mart 1924 tarih 431 sayılı kanunun birinci maddesi şöyle der;

Halifelik, Hükümet ve Cumhuriyet’in anlam ve kavramı içinde esasen mevcut bulunduğundan HİLAFET MAKAMI kaldırılmıştır. Makamını kaldırıyor, Halifelik, Cumhuriyet ve Hükümet anlam ve kavramı içinde mevcuttur diyor. Özet olarak, “TBMM” dedir.

Gazi Mustafa Kemal, şehit yakınlarını unutmamış Çanakkale’de ve I. Dünya Savaşında ŞEHİT olanları; Kurtuluş Savaşında ŞEHİT olanlarla bir tutmuş, şehitlerin hiçbirini ayırt etmemiştir. Küffara karşı çarpışanları Osmanlı veya Türk askeri diye ayırt etmemiş yakınlarına arkada bıraktıklarına Genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin şefkat kucağını açmıştır.

Gazi Mustafa Kemal mukayese olunur mu?

Bakın bu mukayeseden sonuç olarak; Gazi Atatürk’ten, samimi itaatkâr, çok iyi bir Müslüman çıkar!

Hali hazır mevcut olan günümüzde iktidar nezdinde bu devlete ve millete topyekûn saldırıldığını her gün izliyoruz!

Doğal olarak tabii ki bu Haçlı Saldırılarına karşı millet olarak hep birlikte dimdik ayakta duracağız!

Osmanlı, Sevr’i imzaladı diye Türk milleti bunu kabul mü etmiş oldu?

Kesinlikle, Vatanı, Bayrağı, Namusu, İmanının gereği olarak, Haçlıya karşı dişli bir “BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ” yolunda büyük bir savaş vermiştir!

Şimdi, AB ve ABD’ye bu kadar tavizler verildi ve bu “Haçlı Güçleri” ülkemizi alenen ve açık bir şekilde tehdit cesaretini kendilerinde buluyorlar, hatta askeri müdahaleden bile bahsediyorlar!

Millet olarak biz buna razımı olacağız?

Yaşanan mücadelelere; Tarihimize bakarsanız onların öyle bir lüks’leri şansları yok!

Ama önce; günümüz Türk’ü olarak herkes başını dizlerinin arasına alarak “BİZ NE YAPTIK Kİ, BU HALE DÜŞTÜK VE BİZ NE YAPMADIK Kİ, ALLAH BİZE BU ZİLLETİ VERDİ” diye düşünmeli bir kere.

Tarihimizde; Çanakkale’de ki, Kurtuluş Savaşında ki Türk Milletinin özünü canlandıracağız dirilteceğiz.

Neydi! O, öz TEVHİDİN merkezi olan EHL-İ BEYT SEVGİSİ!

İşte sizler ve bizler bu haleti ruhuhiye’ye ulaştık mı, Haçlı’yı yeniden denize dökeriz, layık oldukları çöplüklerine göndeririz!..

YAZAR: Orhan ORGARUN

Cevap bırakın