Evet doğru okudunuz, “Bandırma’dan gerçekten 42 ürün hatta belki de daha fazla bir ürün ihraç edildi” ama 1900 yılında; evet yine doğru okudunuz 1900 yılında…Ve yine yanlış anlaşılmasın bu ürünler İTHAL değil İHRAÇ ediliyordu hemde 1900’lü yıllarda…

Tabi şimdi herkes merak eder acaba hangi üründü bunlar: “Mısır, buğday, yulaf, nohut, bakla, arpa, ceviz, fasulye, susam, keten, hardal tohumu, borasit madeni, tavuk, yumurta, kuş, koyun, kuzu, keçi, oğlak, sığır, manda, beygir, katır, un, yapağı, pamuk, tuzlu balık, havyar, peynir, zeytin, afyon, koza, halı, seccade, urgan, içki, ceviz kütüğü, meyve, ve sebze vs. …”

Bunlara ilave Yeniceköy yakınlarında bulunan krom madeni ile Kapıdağ’dan çıkartılan granit taşı da ihraç edilen ürünlerin arasındaydı. İhraç edilen ürünler o kadar çoktu ki haftada bir olan gemi seferi Bandırma- İstanbul arasında her gün yapılmaya başlamış. Maden gibi ağırlıklı mallar da uygun iskele olmadığı için açıkta bekleyen yük gemilerine motorlarla taşınırdı. Bir önemli bilgi de çok ilginç; 2 halı imalathanesinde dokunan Gediz tarzı halılar yabancı ülkelere gitmek üzere İstanbul’a gönderilirmiş.

1997 yılında piyasaya çıkan ve Abdülmecit Mutaf’ın büyük emeklerle yazdığı “Salnamelerde Karesi Sancağı” adlı kitapta yazıldığına göre Bandırma’da ipek fabrikası da varmış. Kitap o günkü ismi Karesi Sancağı olan bugünkü Balıkesir’in 1847-1922 yıllarını anlatıyor. Çok geniş kapsamlı araştırmalar sonunda yazılan kitapta, Balıkesir merkez ile tüm ilçe ve köylerin, yani bölgenin tamamını ilgilendiren tarihi, coğrafi, idari, kültürel, ekonomik, ticari bilgiler verilmiş. Kitabın önsüzünün hemen başında “ Salnameler, devletin ve şehirlerin hatıra defteri gibidir. Hadiseler ve gelişmeler meydana geldiği anda kaydedilmiş, yayınlanmıştır” deniliyor.

Kitapta en fazla ilgimi çeken ihraç edilen mamuller çekti. 100 yıl önce 42 ürünü İHRAÇ eden Türkiye bugün ne yapıyor, tee 100 yıl sonra? Ayni ürünleri bu sefer İTHAL ediyoruz. İşte en son bir gazete haberi:” Canlı küçük ve büyükbaş hayvan, kavun, karpuz, bal, marul, lahana, mısır, tereyağı, üzüm, sarımsak, yumurta, patates, domates, et, yulaf…”Hem de Sudan’dan. Yahu bunlar Türkiye’de yetişmiyor mu? Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selik Kıran’a göre yapılan işbirliği Sudan’ın tarım ve hayvancılık kapasitesini geliştirmeye yönelikmiş… O zaman hemen soralım. Bu durumda Sudan üreticisinin kapasitesi gelişirken bizim üreticimizin kapasitesi nasıl gelişecek?

Fotoğrafını gördüğünüz Kuşcenneti Köyü’ndeki pamuk tarlası, Bandırma’da çok yetişen pamuk tarlasının 2001 yılında çektiğim son fotoğrafıydı.

YAZAR: H. Erdem ÖZCAN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here