EY TÜRK İNSANI…

EY TÜRK İSTİKBALİNİN EVLADI… KİMDİR BU TÜRK? VE CESARET’TEKİ KASIT OLAN NEDİR?

0

Ey Türk İnsanı, Nerede, Gazi Mustafa Kemal’in “TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE’Sİ?” Gazi Mustafa Kemal Misak-i İktisadi ile Türkiye’yi dünyanın sayılı kalkınmış ülkeleri arasına sokmayı başardı ise…

Türkiye Mustafa Kemal’den sonra MİLLİ EKONOMİ’Yİ bırakıp siyasilerin UCUBE EKONOMİ MODELLERİ ile tabiri caizse bir görünmez bir batağa doğru koşar adım gidiyor ve dış güçlere DÜŞMANLARA BAĞIMLI KILINIYORSA, hala hiç hesap sormayacak mısın?

2020 yılı bugün ekonomisini bağımlı hale getiren Türkiye, iç piyasasını da bir nev’i bağımlı hale getirmiştir!

Ey Türk insanı, nerede Gazi Mustafa Kemal’in “Tam Bağımsız Türkiye’si?”

“Ben milletimin ve en büyük atalarımın en değerli mirası olan BAĞIMSIZLIK AŞKI İLE DOLU BİR ADAMIM.”

İşte gerçek devlet adamı olmanın verdiği yücelik. Gazi Mustafa Kemal, Bağımsızlığa o kadar inanmış ki, ”ÖZGÜRLÜK ve BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİM DİR” diyerek kendisinden sonra Devleti ve Milleti yönetecek olanlara “NASIL OLMALARI” gerektiği hususunda bilgiler de veriyordu.

Ama NEREDE Gazi Mustafa Kemal’e İNANANLAR? O’nun her SÖYLEDİKLERİ, her YAPTIKLARI kitapların sayfaları arasında kalıyor. O güzelim kitaplar tozlu raflarda KAYBOLUP gidiyorlar.

MİLLİ BAYRAMLAR DA sırf “KORKTUKLARI ya da KANUN ZORU OLDUĞU” için O’nun aziz ANITI önüne gider, SAYGI DURUŞUNDA bulunurlar, bir iki sözde “BAĞLILIK” nutku atarlar ki hepsi de olup olacağı o kadardır…

Bu hususta Gazi Mustafa Kemal diyor ki: Birbirimize hakikatleri söyleyeceğiz, felaket ve saadet getirsin, iyi veya fena olsun daima hakikatten ayrılmayacağız. Hayatta en fazla fena olan şey RİYAKARLIKTIR. Hakikat ne olursa olsun RİYAKARLAR onu temizlik ve saflık kisvelerine bürünerek saklamaya çalışırlar ki, bu çok büyük bir tehlikedir.

Gazi Mustafa Kemal büyük adam!

Kendisinden sonra Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yönetimine RİYAKARLARIN GELECEĞİNİ biliyor. Bütün Türkiye sathında TÜRK GENÇLİĞİ kenetlense ve hükümete karşı AYAĞA kalksa…

İsterseniz bunun adına İSYAN deyin… Ama TÜRK GENCİ her zaman, her türlü şartlarda, devletine sadakatle bağlıdır. Asla ve asla devletine karşı isyankar olmaz. Türk genci ancak hükümetin yanlı ve haince-düşmanca yönetimi karşısında Cumhuriyet’in, Devletin ve Milletin tehlikeye düştüğünü, hatta tehlikeden de öte, yok edilmeye doğru götürüldüğünü görünce elbette O ZAMAN AYAĞA KALKACAKTIR! Çünkü Türk gencine bu yetki ve sorumluluğu Gazi Mustafa Kemal Atatürk vermektedir:

“TÜRK GENCİ, DEVRİMLERİN VE REJİMİN SAHİBİ VE BEKÇİSİDİR. BUNLARIN LÜZUMUNA, DOĞRULUĞUNA HERKESTEN ÇOK İNANMIŞTIR. REJİMİ VE DEVRİMLERİ BENİMSEMEMİŞTİR, BUNLARI ZAYIF DÜŞÜRECEK EN KÜÇÜK VEYA EN BÜYÜK BİR KIPIRTI VE BİR HAREKET DUYDU MU, BU MEMLEKETİN POLİSİ VARDIR, JANDARMASI VARDIR, ORDUSU VARDIR, ADLİYESİ VARDIR DEMEYECEKTİR. HEMEN ANINDA MÜDAHALE EDECEKİR. ELLE, TAŞLA, SOPA VE SİLAHLA; NESİ VARSA ONUNLA KENDİ ESERİNİ (CUMHURİYETİ) KORUYACAKTIR…”

Türk genci, hala rejime, CUMHURİYETE ve DEVRİMLERE SAHİP ÇIKMAYACAK MISIN?

Bir son Osmanlı Ferit’ki, Rejimin, Cumhuriyetin, Devrimlerin ve özellikle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün düşmanıdır.”

Dilin kemiği yok… diyerek rejim, Cumhuriyet ve Atatürk ”LEHİNE” birkaç kelime sarf eder amma… YAPTIKLARI İLE TAMAMEN BİR TEZAT TEŞKİL EDER!

Aşağıdaki belge niteliğindeki haber-bilgi Türkiye’de gazete ve televizyon haberlerinde dile getirilmedi, tartışılmadı, konuşulmadı. Sebebini hiç merak ettin mi? Evet…

Değerli yazarların dile getirdiği gibi yazılı ve görüntülü TÜRK!!! Eski medyası YAHUDİ DÖNMELERİ (SABETAYLARIN) o tarihlerde ellerinde oldukları için, O günün bütün ihanet haberlerini göremez okuyamazdık. Şimdi gör bak, değerli milli duygularla beslenen yazarların İKİNCİ FERİT dediği kişi, kimlerle işbirliği içinde. Artık burada yazarlar değil, belgeler konuşuyor. Önce soralım AJC NEDİR? AJC; AMERİKAN JEWISH CONGRESS’in kısa bir yazılımıdır. Peki bunun Türkçe de gerçek anlamı nedir?

EY TÜRK İNSANI ÖZELLİKLE TÜRK GENCİ, ÇOK DİKKATLİ OKU VE SAKIN HA! ASLA UNUTMA:

AJC’NİN TÜRKÇE AÇ ILIMI: AMERİKAN YAHUDİ KONGRESİ DEMEKTİR. AMERİKAN YAHUDİ KONGRESİ AJC, TARİHİNDE İLK DEFA OLARAK YAHUDİ OLMAYAN BİRİNE, ÜSTELİKTE BİR TÜRK’E “CESARET” ÖDÜLÜ VERMİŞTİR!

EY TÜRK İSTİKBALİNİN EVLADI… KİMDİR BU TÜRK? VE CESARET’TEKİ KASIT OLAN NEDİR?

O zamanki yazar diyor ki: Bu konunun ciddi, ciddi olduğu kadar da önemine bina en sözü yazarına (Ali Kaya’ya) bırakalım, ALIŞAN SATILMIŞ, ŞUBAT 2004 TARİHLİ ÜLKÜ OCAKLARI DERGİSİNDE, 11 SAYISININ 6.NCI SAYFASINDA BULUNAN KÖŞESİNDE ŞUNLARI YAZIYOR:

Amerika’dan Avrupa’ya, İsrail ve Yunanistan’dan Ermenistan’a; SİYONİST mahfillerinden KATOLİK, PROTESTAN ve ORTODOKS KİLİSELERİNE kadar, kendi aralarında da ulaşmaz çelişkiler bulunan bütün güçler, artık herkes tarafından bilindiği (ancak idrak edilemediği) gibi AKP adlı kozmopolit (MİLLİ ÖZELLİKLERİNİ YİTİRMİŞ), kendine kimlik arayışları sürdüren partiyi desteklemektedir. (Bu destek daha önce de ANAP’A verilmişti!

AKP’ye yüklenen misyon iki boyutludur. Bunlardan ilki İÇE, yani ÜLKEMİZE yöneliktir. Anılan güçler, ülkemiz üzerindeki planlarını uygulamaya koyarken icraatlarına meşruiyet sağlamayı ve karşılarında çok ciddi bir muhalefet olabilecek DİNCİ GRUPLARIN TEPKİSİNİ EN AZA İNDİRMEYİ istemektedirler!

AKP misyonunun bir de DIŞ, yani EMPERYALİST GÜÇ ODAKLARININ ilgi alanında bulunan bölge ülkelerine yönelik diğer bir boyutu vardır. Tamamı MÜSLÜMAN olan bu ülkelere AKP üzerinden, “BİZİMLE MÜTTEFİK OLURSANIZ (tercümesi; bizim isteklerimizi emir kabul edip yerine getirirseniz) SİZE DE HER TÜRLÜ DESTEĞİ SAĞLARIZ. YENİ BİR HAÇLI SEFERİ AÇTIĞIMIZ DİNİNİZ DE O ZAMAN BİZİM İÇİN HİÇBİR PROBLEM OLUŞTURMAZ” mesajını vermek istediğindedirler ki;

Bu mesajları taşıma görevi bile zaman zaman AKP’ye düşmektedir!

Misyonunu yerine getirmek için attığı her adımdan sonra da bu güçlerin iltifatlarına mazhar olmaktadır. Bu iltifatlar kimi zaman KATOLİK ÜNİVERSİTESİNDEN FAHRİ DOKTORLUK, kimi zaman SİYONİST bir kuruluş olan ve YAHUDİ DEVLETİ fikrini ortaya atarak İSRAİL’İN KURULMASINA ÖNDERLİK EDEN THEODORE HERZL’İN TEMELLERİNİ ATTIĞI AJC (Amerikan Jewish Congress = AMERİKAN YAHUDİ KONGRESİ)’NDEN ALINAN “CESARET ÖDÜLÜ” KİMİ ZAMAN ORTODOKS PATRİKLERİNDEN ÖVGÜ DOLU SÖZLER, KİMİ ZAMAN DA BEYAZ SARAY’DA ABD BAŞKANI İLE ÖZEL GÖRÜŞME YAPABİLME AYRICALIĞI (!) olarak tecelli etmektedir!

Şimdi sorulması gereken soru şudur: “ABD’deki Siyonist AJC (Amerikan Jewish Congress = Amerikan Yahudi Kongresi)nden, Yahudi olmayana verilen ilk CESARET ÖDÜLÜNÜ ALAN; O GÜNÜN AKP’NİN GENEL BAŞKANI ve BAŞBAKAN… Ey Sayın Recep Tayyip Erdoğan:

“YAHUDİLERE CESARET GEREKTİREN“ HANGİ HİZMETİ YAPTIN Kİ, bu ÖDÜLÜ MADALYAYI SANA ÇOK LAYIK GÖRDÜLER?”

Ey Türk İstikbalinin evladı, Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu sorunun cevabını VEREMEZ. Yani açık açık, dobra dobra, mertçe, KASIM PAŞALICA MEYDANA ÇIKIP “ŞUNLARI YAPTIĞIMDAN VE ŞUNLARI DA YAPACAĞIMDAN DOLAYI BANA CESARET ÖDÜLÜNÜ VERDİLER” diyemez!

Ama sen Sayın Recep Tayyip’sin; SENİN HANGİ MİLLİ DEĞERLERİNE SALDIRDIĞINI GÖRECEK VE ANLAYACAK KADAR ZEKİ UYANIK BİR TÜRK İNSANI VE GENÇİSİN. İşte bunlardan bir tanesi de olmayan KÜRT SORUNU MESELESİNİ ortaya atmak ve tartışmaya açmaktır!

Sayın Recep Tayyip Erdoğan bunu en iyi bir şekilde başarmıştır!

EY TÜRK İNSANI VE GENÇLİĞİ… Şimdi BU GERÇEKLERİN HEPSİ TESADÜFİ BİR İDDİA OLABİLİR Mİ?: Bu oyunun senaryosu ABD’de seneler önce yazılmış ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti o zamanki Başbakanının eline verilmiştir “AZINLIKLAR!” senaryosunun bir başka parçasıdır. Yalız en önemli ve en “TEHLİKELİ” parçasıdır.

TÜRK İNSANI VE GENCİ hatırlarsa, Osmanlı Devleti’nin de AZINLIKLARA VERİLEN HAKLAR SONUCU BÖLÜNÜP PARÇALANDIĞINI VE SONUNDA YIKILDIĞINI görecektir. Zaten Avrupa Birliğinin Türk Hükümetinden ısrarla LOZAN ANTLAŞMASI’NDAN VAZGEÇMESİNİ ve SEVR’E GERİ DÖNMESİNİ İSTEMESİNDEKİ GERCEK OLAN AMACI ve MANTIĞI DA BUDUR!

Lozan Antlaşmasına göre Türkiye, Azınlıklar hususunda “KABULÜNÜ” öne sürdüğünde; GAYRİ MÜSLİMLERİ AZINLIK OLARAK GÖSTERMİŞTİR. Rum’ları, Ermeni’leri, Yahudi’leri ve öteki Hıristiyan

toplulukları AZINLIK olarak kabul etmiş, o zamanlar İngilizlerin dayattığı KÜRT’LERİ, ALEVİ’LERİ ve öteki MÜSLÜMAN gurupları AZINLIK olarak kabul etmemiştir!

Sevr’de ise, TIPKI bugün AVRUPA BİRLİĞİ’NİN İLERİ SÜRDÜĞÜ VE O ZAMANKİ BAŞBAKAN’IN KABUL EDİP HER YERDE DİLE GETİRDİĞİ GİBİ ALT KİMLİK-ÜST KİMLİK ADI ALTINDA TÜRKİYE ETNİK AZINLIK BÖLGE VE GURUPLARA AYRILARAK BÖLÜNÜP PARÇALANMIŞTIR!

Ey damarlarında ASİL TÜRK KANI bulunan, Ey Türk istikbalinin evladı, Ey Türk Gençliği ve İnsanı: Sevr Antlaşması, Türk düşmanlığının tescil ve kabul edilmesi/ettirilmesidir!

“Türklere olan düşmanlığımızı kabul ediyorum” diyerek bu kalleş anlaşmanın altına imza atan ve Türkiye’yi bugün çok ağır bir “BASKI” altında bırakan kişi ise MASONLUĞU ile çok ünlü hain son Osmanlı’nın, DAMAT FERİT PAŞADIR!

Sevr anlaşmasına karşı çıkan ve imzalayan Rıza Paşa’yı azarlayan, huzurundan kovan hatta tahkikattan geçiren Osmanlı Devleti’nin Başbakanı DAMAT FERİT’TİR!

2020 yılında bugün aynı oyun ve senaryo yine Avrupalılar tarafından tekrarlanmakta ve Türkiye üzerinde oynanmak istenmektedir. Osmanlı Devleti Sevr ile yıkılmıştır, ama yerine 97 yıllık TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ VARDIR.

O zamanların Damat Ferit Paşası ölmüştür, ama günahı halen dünyadadır. Sevr’i Damat Ferit Paşaya kabul ettirenlerin torunları bugün Avrupa Birliği adı altında bir araya gelerek Türkiye Cumhuriyeti’nin Na Mahremine (kapısına) kadar rahatlıkla dayanmışlardır!

Türkiye Cumhuriyeti’nde Başbakan olarak Damat Ferit yok ise de, O’nun izdüşümü olan düşüncelerini taşıyan TORUNU yerine İKİNCİ FERİT’LERİ VARDIR! Ve İKİNCİ FERİTLER, AJC tarafından verilen “CESARET ÖDÜLÜ“ sahip olanlar halende bu topraklar üzerinde varlıklarını sürdürmektedirler!

İşte bu “ÖDÜLÜN GEREĞİNİN” O günlerde ve geçmiş olduğu gibi 2020 yılında tarihte olduğu gibi bugünlerde de yerine getirilmesi istenmektedir! ABD güdümlü “DAYATMA” “AB” ilavesi ile Ankara Hükümeti’nin ‘ELİNE’ verilmiş, aynı amaç ve mantıkla hazırlanması “ÖN ŞART” halini almıştır. Bu ÖN ŞART’IN TBMM’de yasalaştırılması istenmiş “GEREĞİNİN” yerine getirilmemesi halinde bir takım senaryolar üretilmiştir. Örnek mi; (İşte size bir örnek 15 Temmuz 2016 FETÖ KALKIŞMASI gibi) “İKTİDARDA KALAMAZ SIN” üslubu tehdit halini bir nevi almıştır. İşte bu “TEHDİT” altında bulunan Ankara Hükümeti’nin ne yapacağına KARAR veremez bir halde başına buyruk davranışlar sergilemesi, ABD ve AB’yi çok rahatsız etmektedir. Her zaman şantaj’ı bir silah olarak kullanan ve bundan utanmayan ABD ve AB, Ankara hükümetinin başına “VERİLEN ÖDÜLÜN” gereğinin yerine getirilememesi sonucunda kendisine verilen “DESTEKLERİN KESİLECEĞİ” uyarısında bulunmuşlardır!

Tıpkı o tarihlerde Osmanlı Devleti’ni Fransa’nın Sevres kentinde TESLİM alan Avrupalılar bu sefer Brüksel’de TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ TESLİM ALMANIN İNCE HESAPLARINI YAPMAKTADIRLAR..!

YAZAR: Orhan ORGARUN

Cevap bırakın

ssd vds
ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds

Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home2/misyxx20/public_html/wp-includes/functions.php on line 4673

Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home2/misyxx20/public_html/wp-includes/functions.php on line 4673

Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home2/misyxx20/public_html/wp-content/plugins/really-simple-ssl/class-mixed-content-fixer.php on line 110