GAZİ ATATÜRK DÖNEMİ VE MEVCUT OLAN, GÜNÜMÜZÜ KIYASLADIĞIMIZ ZAMAN…

0

Doğruları Konuşmak!  İnsan olarak en önemli görevlerimizden birisi ise; doğruları ve doğru olan bilgileri doğru kişi veya yerlerden elde etmek, elde ettiğimiz bilgilerin doğruluğunu teyit ettikten sonra da aynen olduğu gibi aktarmaktır. Hakikatlerin ortaya çıkmasına yardımcı olmak ve hakikatleri gizlememek hem insani hem de imani bir görevdir.

Bizler; anne-baba veya akraba aleyhinde dahi olsa doğru şehadetimizi gizlememeliyiz: Bu şahitliğimizle zengin, şöhret sahibi birisi veya fakir birisi hakkında olsa da hüküm vericiyi yanıltmamak için mutlaka doğruyu anlaşılır bir şekilde ifade etmeliyiz.

ADALETİN ORTAYA ÇIKMASINDA GERÇEĞİ ÇARPITMAK VEYA ŞAHİTLİKTEN VAZ GEÇMEK DE KABUL EDİLEBİLİR BİR DURUM DEĞİLDİR…

Sosyal medyadaki durum da bundan farklı bir biçimde değildir. Yazdığımız, beğendiğimiz veya paylaştığımız bir bilgi veya haberden dolayı birinin hakkı yendiyse veya o bilgiden dolayı birisi incindiyse yazan, beğenen ve paylaşan bundan dolayı sorumludur.

Hem de bu konu KUL HAKKINA GİRER Kİ; ALLAH’IN ŞİRK VE ZULÜM KABUL ETTİĞİ BİR DURUMDUR.

ALLAH ONU AFFETMEDİĞİ GİBİ PEŞİNİ DE BIRAKMAZ. DÜNYADA İKEN İNTİKAMINI ALIR…

Yanlış bir haberi yazmak, konuşmak, beğenmek ve paylaşmak nasıl sorumluluğu gerektiriyorsa, doğru olarak bildiğimiz bir şeyi de gizlemek, konuşmamak, yazmamak ve paylaşmamak daha da büyük bir sorumluluğu gerektirir.

Bundan dolayı Cenab-ı Hak, “… ALLAH’TAN KENDİNE ULAŞMIŞ BİR TANIKLIĞI GİZLEYENDEN DAHA ZALİM KİM VARDIR” (2. Bakara Sûresi, Âyet/ 140) buyurarak bu gerçeği çok iyi bir şekilde ifade etmektedir.

Bundan yola çıkarak rahmetli merhum Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in gizlenen ve inkar edilen Ehl-i Beyt ve Gazi Mustafa Kemâl Atatürk gibi olmazsa olmaz şahsiyetlerin hem anlatılması hem de örnek alınması gereken kişiler olduğunu beyan etmiştir.

Toplumun bunlardan istifade etmesinin şart olduğunu da ilan etmiştir. Ayrıca buna ilave olarak merhum Sayın Baş; DİNLERARASI DİYALOG ÇALIŞMALARININ YANLIŞLIĞINI ORTAYA KOYMUŞ, DIŞ KAYNAKLI MEZHEP VE TARİKATLARIN DA DEŞİFRE EDİLİP AÇIKLANMASI gerektiğini bütün insanlara anlatmıştır…

Bizler Gazi Mustafa Kemâl Atatürk’le ilgili veya Osmanlı hakkında konuşacağımız zaman onların neler yaptığına, neler konuştuğuna ve neler yazdığına bakmamız lazım. Yaptıkları doğruları kabul edip yanlışlarından da bir takım dersler alarak bu yanlışları reddedeceğiz. Müslüman olmamız hasebiyle de bunların doğru ya da yanlış olduğunu Kur’ân gerçeğine ve Ehl-i Beyt yaşantısına bakarak iyice bir şekilde anlayacağız. Kim onlara uygun davrandıysa haklıdır, kim davranmadıysa da haksızdır…

Gazi Atatürk ile günümüzü kıyaslarken de aynı mercie müracaat edeceğiz. Bunun yanında, toplumun menfaatini de göz ardı etmeyeceğiz. Zaten toplumun menfaatinin bunlarla çatışması hiç de mümkün değildir…

Osmanlı ve Selçuklu’yu kuran iradeye nasıl bakıyorsak Gazi Atatürk’e de öyle bakacağız. Çünkü, O da yıkılan bir Osmanlı Devletinden Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurmuştur. Yani birilerinin zannettiği gibi Osmanlı’yı yıkarak üzerine yeni bir devlet inşa etmemiştir…

Türkiye Cumhuriyeti Devletini ele aldığımız zaman; İslâmi açıdan ilk yapılan işlerin başında Kur’ân’ın anlaşılması ve yaşanması için; Kur’ân’ın meal ve tefsirinin Elmalılı Hamdi Yazır’a yaptırıldığını hepimiz daha iyi bir şekilde görüyoruz ki, Zaten KUR’ÂN ANLAŞILMAK İÇİN İNDİRİLMİŞTİR.

İslâm’ın ilk emri oku olmasına rağmen Osmanlı’da okur yazar oranı çok düşük ama Gazi Mustafa Kemâl Atatürk’ün Türkiye’sinde neredeyse yüzde yüz oranındadır. Osmanlı’da Müslüman nüfus yüzde elli sekizden Cumhuriyette yüzde doksan dokuzdur…

Atatürk dönemi ve mevcut günümüzü kıyasladığımız zaman; en başta NÜFUS CÜZDANIMIZDA DİN HANESİ Gazi Atatürk döneminde İslâm iken şimdi ise öyle bir hane yoktur…

Atatürk devrinde kasaplarda DOMUZ ETİ SATIŞI YASAK İKEN, ŞİMDİ İSE SERBESTTİR…

İki bin dört yılına kadar ZİNA SUÇ İKEN ŞİMDİ SERBESTTİR…

Atatürk zamanında ibadet için sadece CAMİ VE MESCİDLER İNŞA EDİLEBİLİR İKEN, şimdi KİLİSELER DE İNŞA EDİLEBİLİYOR…

Bursa’da bir kız kolejinde iki kız çocuğu HIRİSTİYAN OLDU DİYE o okulu kapatan adamdır GAZİ MUSTAFA KEMÂL ATATÜRK…

Gazi Mustafa Kemâl, RUHBAN OKULUNUN AÇILMASINA MÜSAADE ETMEYEN, MASON LOCALARININ KAPATTIRILMASININ EMRİNİ VEREN ADAMDIR…

Bu örnekleri çoğaltmamız mümkündür…

Bizler Osmanlı, Atatürk ve mevcut olan günümüze bakarken objektif, taraf tutmadan, hakikatleri gizlemeden, doğru bir şahitlik yaparak karar vermemiz ve daima doğrunun yanında, yanlışın da tam karşısında durmamız gerekir…

Yine günümüzde birer tezleri ve çalışmaları olan, milletimizin kalkınması için mücadele edenlerin olduğu gibi, gerçekleri gizlemeden anlamamız ve anlatmamız gerekmektedir…

YAZAR: Orhan ORGARUN

Cevap bırakın

ssd vds
ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds

Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home2/misyxx20/public_html/wp-includes/functions.php on line 4673

Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home2/misyxx20/public_html/wp-includes/functions.php on line 4673

Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home2/misyxx20/public_html/wp-content/plugins/really-simple-ssl/class-mixed-content-fixer.php on line 111