GAZİ ATATÜRK’TEN MUAVİYE’Yİ İYİCE BİR DİNLEYİN…

SİYASET MIZRAKLARINA TAKILMIYOR MU?

0

“Beyler! Gerçek olan ulema ile dine zararlı olan ulemanın birbirine karıştırılması ta Emeviler zamanında başlamıştır. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) saadeti zamanında, Peygamberin vefatından sonra, RÂŞİT HALİFELER zamanında, hep doğrudan doğruya, Hz. Peygamber’in yol göstermesiyle İslâm olan Râşit halifelerin aydınlatılmasıyla kurtuluşa eren halk kitleleri arasında gerçek TEMİZLİK, içten SAYGI, yüce bir bağlılık vardı.

Ta ki, Muaviye ile Hazret-i Ali (Radıyallahü anh)’la karşı karşıya geldiler. SIFFİN OLAYINDA Muaviye’nin askerleri KUR’ÂN-I MIZRAKLARINA diktiler ve Hz. Ali’nin ordusunda böylece kararsızlık ve zayıflık oluşturdular, işte o zaman DİNE BOZGUNCULUK ve MÜSLÜMANLAR ARASINA NEFRET GİRDİ.

O zaman hak olan Kur’ân, haksızlığı kabule araç yapıldı. En zorba hükümdarlardan olan Muaviye’nin nasıl bir hile ile hilafet sıfatını takındığını çok iyi biliyorsunuzdur…

Ondan sonra bütün istibdatçı hükümdarlar hep bu DİNİ ALET EDİNDİLER. İstibdat ve ihtiraslarını desteklemek için hep ulema sınıfına başvurmuşlardır…

Gerçek olan ulema, dini bütün âlimler hiç bir zaman bu zorba hükümdarlara boyun eğmediler. Onların hiçbir emirlerini dinlemediler, tehditlerinden hiç de korkmadılar…

Üç buçuk dört yıl öncesine kadar hayatta olan Osmanlı hükümdarları da aynı şeyleri yapmışlardır. Son Osmanlı hükümdarı Vahdettin’in davranışları gözünüzün önündedir.

Onun emriyle bile bile ölüme götürülen milleti kurtarmak isteyenler âsi ilan edildi. Onun emriyle millet ve vatanı kurtarmak için kan döken aziz ordumuzun, isyancılar sürüsü olduğuna dair fetvalar veren ulema kıyafetli kişiler çıktı…

Dört Halife’den sonra din sürekli siyaset aracı. Çıkar aracı. İstibdat aracı yapıldı. Bu durum Osmanlı tarihinde böyleydi. Abasiler, Emeviler zamanında da böyleydi…

Böyle âdi ve sefil hilelerle hükümdarlık yapan halifeler ve onlara dini alet yapmaya tenezzül eden sahte ve imansız âlimler tarihte daima rezil olmuşlar, rezil edilmişler ve daima da cezalarını görmüşlerdir…”

Kıymetli okurlar!

Böyle bir tespiti, ancak bir âlim yapabilir. Bu yorumun bir askere ait olması, eğer Atatürk’se mümkün… Söyledikleri bugün dahi geçerlidir. “Müslümanlar arasına ilk ayrılığı Muaviye soktu” diyor, çok doğru.

“KUR’ÂN HAKSIZLIĞI KABULE ARAÇ YAPILDI” tespiti hele, oldukça dâhiyane. Bugün de Kur’an batılı kabule araç yapılmıyor mu?

SİYASET MIZRAKLARINA TAKILMIYOR MU?

Hatta İslam, “KÜFRÜ” kabule aracı yapıldı, “DİNLERARASI DİYALOG” oyunuyla. Müslümanları birleştirmek için, ”ALEVİ-SÜNNİ” beraberliği için, kılını kıpırdatmayanlar, GÜLEN’İN “DİYALOG” misyonuna dört elle sarıldılar…

GÂVURU BİRLEŞTİRDİLER, MÜSLÜMAN’I AYRIŞTIRDILAR!

Zaten GÜLEN’CİLİK, FETÖ’CÜLÜK BUDUR…

FETÖ ile mücadele ediyorlar!

Kuyruklu Yalan.

Madem öyle, niye “DİYALOG” toplantıları durmadan halen mevcut günümüzde devam ediyor…

Gülen yok ama yolu devam ediyor. Gülen’in yolu CIA yolu çünkü sonlanmıyor, kendilerine yeni yeni bir takım ajanlar buluyorlar…

İktidarın Petek’i, darbe soruşturması sonucunda ne dedi: FETÖ’NÜN DİNLERARASI DİYALOG SÖYLEMİ BİR VATİKAN PROJESİDİR, bu bir. Gülen’in eski CIA üyesi Graham Fuller ile yakın irtibatı görülmüştür. Yani Gülen CIA ajanıdır demek istiyor, bu da iki.

Sanırım bu iki tespiti de Petek, 20 kusür yıl önceki Yeni Mesaj arşivlerinden nasıl olmuşsa aşırmış. Neyse, helal olsun Petek’e!.. YETER Kİ BU TESPİTLERE KENDİLERİDE İNANSINLAR…

Benim demek istediğim şu:

Muaviye’nin açtığı yol, Müslümanların yumuşak karnı olduğu için, bunu bugün, CIA dolduruyor. Alevi-Sunni veya Şii-Sünni birliği için uğraşan ve söylem geliştirenlere, ”Şİİ OLDU” diyenler, CIA ajanlarıdırlar…

Dikkatinizi hiç çekti mi bilmem: 13 şehit verdiğimiz helikopter kazasında (!) ÖLENLERİN KİMİSİ CAMİ’YE, KİMİSİ CEMEVİ’NE GÖTÜRÜLDÜLER…

Aralarında HAVRA veya KİLİSE’YE götürülen hiç oldu mu?

Hayır.

Peki neden Cemevi ile Cami bir avluda birleştirilmedi de, KİLİSE ve HAVRA, CAMİ ile bir avluda birleştirildi?

Bir, CIA Projesiydi de, ondan!

FETÖ Projesiydi de, ondan!

Türkiye’nin kurtuluşu, Cami ile Cemevi’nin bir avluda birleşmesinden geçiyor. Alevi-Sunni aynı helikopterde, bu vatan için birlikte can veriyor da, NİYE AYNI AVLUDA BULUŞTURULMUYORLAR?

Diri olarak bir mekânda oluyoruz da, ölü olarak neden ayrı mekândayız?

Bu oyunu görsün herkes!

Merhum Prof. Dr. Haydar Baş, Muaviye eliyle İslam dünyasında oluşan yumuşak karnı yok etmek için, 12 ciltlik Ehl-i Beyt’i sağlığında yazmıştı.

Gazi Atatürk’ün “GERÇEK ULEMA” dediği, çağımızdaki temsilcisi merhum Haydar Baş’tır işte…

CIA’nın değil, ALLAH’IN ADAMI…

VATİKAN’ın ‘DİYALOG’unu değil, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve İslam’ını anlattı o yüzden…

CIA’nın bütün tüm oyunlarına, bir merhum olan Haydar Baş yeter.

Bu nedenle rahmetli merhum Baş Hoca’nın “GAZİ ATATÜRK ve HACIBEKTAŞ” vurgusu, oyunları bozan Atatürk’çe bir hamledir. Bunu iyi bir şekilde gözlerimizi iyice açarak görelim…

Gazi Atamıza ve onun mübarek anasına rahmetler olsun…

YAZAR: Orhan ORGARUN

Cevap bırakın

ssd vds
ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds