GAZİ ATATÜRK’ÜN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ TÜRK DEVRİMLERİ AYRI BİR PROJEDİR…

Osmanlı sadece TÜRK’Ü değil TÜRK’ÜN GERÇEK DİLİ OLAN TÜRKÇEYİ de dışlamıştır!

0

Gazi Atatürk, Kaderini Dönme Devşirmelere Teslim Etmiş Bir “ÜMMETTEN” Kendi Kaderini Kendisi Belirleyen “MİLLET” Yaratmıştır!  “YA İSTİKLAL YA ÖLÜM” diye ortaya çıkıp, “VATANIMI KURTARACAĞIM!” diyen Atatürk bunu demiştir, üstelik sadece demekle de kalmamış bunu da başarmıştır! Atatürk’ün bütün dünyayı şaşırtan önemli projesi de yarı bağımlı, geri kalmış bir ümmet imparatorluğundan, 15 yıl gibi kısa bir zamanda tam bağımsız çağdaş ve laik bir “ULUS DEVLET” yaratmasıdır. İslam dünyasında bu başarının bir benzeri daha görülmemiştir!

Hiç tartışmasız Atatürk’ün gerçekleştirdiği Türk Devrimleri ayrı bir projedir.

Türk Devrimi öncesinde tablo şöyledir:

1683’ten beri Batı’nın emperyalist baskılarıyla askeri, siyasi, kültürel ve ekonomik olarak köşeye sıkışmış, her geçen gün biraz daha kan kaybeden, yarı bağımlı çöken bir imparatorluk…

600 yıldan beridir yaşamın, hukukun, sanatın, siyasetin ve kültürün DİNLE şekillendiği, bir “ŞERİAT” ve “ÜMMET” imparatorluğu…

300 yıldan fazla bir zamandır, bilimde, sanatta, eğitimde ve kültürde çok geri kalmış bir ortaçağ imparatorluğu…

Gerçek proje, her bakımdan iflas etmiş böyle bir çok uluslu imparatorluktan, bağımsız ve çağdaş bir “ULUS DEVLET” yaratmaktır. İşte Atatürk bunu başarmıştır.

Önce emperyalizme başkaldırarak “YARI BAĞIMLI” imparatorluğa son verip “TAM BAĞIMSIZ” bir devlet kurmuş, daha sonra “HURAFELERLE” mücadele ederek, ŞERİAT YASALARINA son vererek, “AKIL ve BİLİM” rehberliğinde bu devleti çağdaşlaştırmıştır. Yaptığı devrimlerle, insanları “KUL” olmaktan kurtarıp, özgür “BİREYLER” haline getirmiştir. Bu da yetmemiş, “TAM BAĞIMSIZLIK” parolası çerçevesinde Osmanlı’yı iflas ettiren DIŞ BORÇLARA ve KAPİTÜLASYONLARA son verip EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞI sağlamıştır.

Bundan çok daha önemlisi Gazi Atatürk, kaderini dönme devşirmelere teslim etmiş bir “ÜMMETTEN”, kendi kaderini kendisi belirleyen bir “MİLLET” yaratmıştır:

600 yıllık Osmanlı döneminde devlet yönetiminde görev alan 288 SADRAZAMDAN (BAŞBAKANDAN) yaklaşık 70’i KENDİ HALKINDAN, 210’dan fazlası ise YAHUDİ ve HIRİSTİYAN kökenlidir. “MUHTEŞEM YÜZYIL” diye adlandırılan Kanuni Sultan Süleyman döneminde görev yapan 9 sadrazamdan 8’i DÖNME-DEVŞİRME-HIRİSTİYAN KÖKENLİDİR. Osmanlı’da, ÇANDARLI’DAN, yani 15. yüzyıldan sonra “YERLİ” yani TÜRK-TÜRKMEN DEVLET ADAMINA RASTLAMAK ÇOK ZORDUR!

Atatürk, Osmanlı İmparatorluğu döneminde 600 yıldır dışlanan, “ÇEVREYE” itilen, aşağılanan, kimliksiz ve kişiliksiz bırakılan Türkleri yeniden “MERKEZE” taşıyarak yüceltmiş, onlara yeniden adeta bir kimlik ve kişilik vermiş ve de kazandırmıştır!

Osmanlı sadece TÜRK’Ü değil TÜRK’ÜN GERÇEK DİLİ OLAN TÜRKÇEYİ de dışlamıştır!

Öylesine dışlamıştır ki, Türkçe yerine Osmanlıca diye “YAPAY BİR DİL” kullanmıştır!

11. yüzyılda Kaşgarlı Mahmut, “DİVANÜ LÜGAT-İT TÜRK” adlı eserinde Türkçenin zenginliğini gözler önüne sermiş, 13. ve 14. Yüzyıllarda Türkçe terimlerle Kur’ân çevrileri yapılmış, Bilimsel kitaplar anlaşılır bir Türkçeyle yazılmış, 13. Yüzyılda yaşamış Yunus Emre, bugün bile çok rahatça anlayabileceğimiz düzeyde bir Türkçe kullanmış, 13 yüzyılda Anadolu’da KARAMANOĞLU MEHMET BEY Türkçeyi resmi dil olarak ilân etmiş, 14. Yüzyılda İshak bin Murat, Arapça terimlere Türkçe karşılıklar bulmuş, 15 yüzyılda Ali Şîr Nevaî “MUHAKEMET’ÜL LÜGATEYN” adlı eserinde Türkçe ile Farsçayı karşılaştırarak Türkçe’nin Farsça’dan daha üstün bir dil olduğunu göstermiş, ama Osmanlı İmparatorluğu döneminde özellikle 15. Yüzyıldan sonra Türkçe, Arapça ve Farsçanın istilasına uğramıştır!

Osmanlı Devleti, Türkçeyi korumak için hiçbir şey yapmamış, hatta medreselerde Türkçeyi yasaklamıştır. Türkçe sadece halkın arasında yaşamaya devam etmiştir. Arapça ve Farsçanın Türkçe

üzerinde kurduğu egemenlik yüzyıllarca sürmüş, Türkçe, ancak ve ancak Gazi Atatürk’ün çalışmalarıyla CUMHURİYETİMİZ DÖNEMİNDE BAĞIMSIZLIĞA KAVUŞMUŞTUR!

İşte Atatürk 600 yıllık bu “YABANCILAŞMAYA”, 600 yıldan beridir devam eden bu DÖNME-DEVŞİRME-SOYLU SALTANATINA son vererek, 600 yıldan beridir dışlanan, aşağılanan, ezilen, TÜRK UNSURLARI (TÜRK-TÜRKMEN, LAZ, ÇERKEZ, KÜRT VS.) DEVLETİN ASIL SAHİBİ YAPMIŞTIR…

1920’de TBMM’nin açılması, 1922’de SALTANATIN KALDIRILMASI, 1923’te CUMHURİYETİN İLANI ve 1924’te HALİFELİĞİN KALDIRILMASIYLA DÖNME-DEVŞİRME ve SOYLU SALTANATI yıkılarak Osmanlı Döneminde “REAYA”, yani “SÜRÜ” diye adlandırılan HALK, “EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR” parolasıyla kendi kendini yönetmeye başlamıştır.

Yobaz-Liboş yalanlarına göre “JAKOBEN” (TEPEDEN İNMECİ), ”sosyete”, “halktan kopuk” diye küçümsenen ATATÜRK CUMHURİYETİ, tam tersine Osmanlı’nın “DÖNME-DEVŞİRME-HIRİSTİYAN-YAHUDİ SOYLU” JAKOBENİZMİNE SON VERMİŞ, babadan oğulla geçen “SULTAN DİKTASINI” ve “SARAY SOSYETESİNİ” bitirmiş HALKI “KUL” diye adlandırıp “REAYA” diye dışlayan “TEPEDEN İNMECİ” zihniyete darbe vurarak DEVLETİ PADİŞAHIN (TEK ADAMIN) ELİNDEN ALIP HALKIN HİZMETİNE SUNMUŞTUR..!

Cevap bırakın

ssd vds
ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds

Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home2/misyxx20/public_html/wp-includes/functions.php on line 4673

Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home2/misyxx20/public_html/wp-includes/functions.php on line 4673

Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home2/misyxx20/public_html/wp-content/plugins/really-simple-ssl/class-mixed-content-fixer.php on line 110