GAZİ MUSTAFA KEMÂL ATATÜRK OLARAK…

0

Gazi Mustafa Kemâl Atatürk olarak Türk milletinin gönlüne yerleştiği büyük bir tarihi, görülmemiş anlatılmamış düşünülmemiş yönleri ile biraz olsun anlatıyoruz. Bir başka manada ezberleri bozuyoruz. İnsanımızın en büyük hatası dinlediklerini ve gördüklerini araştırmamak olasıdır belki de…  Yoksa Ehl-i Beyt soyundan gelen Gazi Mustafa Kemâl Atatürk’e kimse “BABASI BELLİ OLMAYAN” sıfatını dedirtmezdi herhalde…

İşin içine girdikçe, Gazi Atatürk’e dil uzatılmasının iki farklı yönünü hemen görüyoruz.

Birincisi, Sabiha Gökçen’in anılarından elde ettiğimiz bilgilere göre, henüz Gazi hayatta iken ona “DİNSİZDİR” denilmeye başlanmış.

İkincisi ise, onu Kurtuluş Savaşı’na sevk eden özgürlük ve bağımsızlık fikrinin Fransız İhtilali’nden; Jean-Jacgues Rousseau, Voltaire gibi yazarlardan etkilenmesi meselesidir…

İnanınız her iki yalan da İngiliz ve Yunan ajanlarının faaliyetleri…

1930 senesinde Kurt Ziemke, Die Neu Türkei-Yeni Türkiye” adında bir kitap yayınlanmıştır. Şunları kaleme alır: “İngilizler Musul’da hedeflerine ulaşmak için bir yandan Türkiye’deki ayrılıkçı hareketlere destek verirken, bir yandan Kemalist akımın yayılmasını engelleyecek önlemlere başvurmuşlardır.

Yapılması gereken; Kemalist Cumhuriyetin hem din düşmanı, hem de Kürt düşmanı olduğu temasını ortaya atıp işlemektir.”

Buradan ‘DİNSİZ ATATÜRK’ yalanının henüz ATA hayatta iken, 1930’larda ortaya atıldığı görülür…

Bu bilgi, Sabiha Gökçen’in hatıralarında anlatıldığı, Allah demesine şaşırdığı ‘dinsiz Atatürk’ ile örtüşmektedir.

Dinsiz gösterilmek istenmiş zira eğer devletin kurucusu dinsiz olursa onun arkasındaki millet de dinsiz yapılabilir.

Dinsiz Atatürk, İmam Ali (Radıyallahü anh) ile yani Ehl-i Beyt ile bağı kesilmiş bir Atatürk ki, eğer Kurtuluş Savaşı’nda yaşananlar konusunda biraz kitap karıştırdıysanız, zaferin, manevi büyüklerin yardımı olmadan kazanılmayacak kadar çetin geçtiğine vâkıfsınızdır…

Gelelim Fransız yazarlardan ya da Bolşevizm’den etkilenmesi konusuna…

Önce Mustafa Kemâl Atatürk’ün 28 Aralık 1919 günü Ankaralılara hitaben yaptığı konuşmaya bir bakalım. Bu konuşmada bizzat kendisi, Mondros sonrası başlayan işgali ve Kuvva Savunmasını uzun uzun anlatır. Ve işgale İstanbul hükümetinin sessiz kalışını özellikle vurgular. Hatta, Saray’ın İngilizlerle olan bütün yaptığı temaslarını da detaylandırır.

Aynı konuşmada Damat Ferit Paşa’nın Erzurum ve Sivas kongrelerinin ardından alınan kararlara mani olmak için önce yapılanları “İTTİHATÇILIKTIR” diye yaydığının; bu tutmayınca “BOLŞEVİKLİKTİR” diyerek KUVVA HAREKETİNİ halkın gözünde küçük düşürmeye çalıştığının altını çizer…

Yazı İçi

Hatta “Damat Ferit, o dönemdeki resmi telgraflarında Bolşeviklerin Karadeniz’den takım takım Samsun, Trabzon ve dahile (iç kesimlere) doğru yürüdüğünü, memleketi alt üst ettiğini resmen yayar” diyerek, Gazi Mustafa Kemâl Atatürk, Bolşevizm veya benzeri özgürlükçü hareketlerin temelinde, esasen İngiliz himayesini isteyen Damat Ferit’in olduğunu henüz 1919’da ifşa etmektedir…

Damat Ferit’in, 30 Mart 1919 günü İstanbul’daki İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Caltrophe’a giderek bizzat hazırlamış olduğu gizli bir anlaşma taslağının Fransızca çevrimini sunduğunu; içeriğinde “SON OSMANLI PADİŞAHI MEHMET VAHDETTİN’İN” yabancılara karşı bağımsızlığını koruması, iç güvenliğini sağlaması için Türkiye’yi on beş yıl süre ile İngiltere’ye sömürge olmasının teklif edildiğini de hatırlatalım…

Mustafa Kemâl hakkındaki eserlerin çoğunda Fransız Devrimi’nden ya da Bolşeviklikten etkilendiği yazarken, sizce bu yazarlar araştırma yapmadan özellikle yabancı kalemlerden alıntı

ifadelerle Mustafa Kemâl Atatürk’ün mantığından uzak şeyleri Türk milletine ve de Türk gençliğine empoze etmiş olmuyorlar mı?

Rahmetli merhum Attila İlhan, “İNÖNÜ’NÜN ATATÜRK’Ü” demekle bunları kast etmemiş miydi?

Araştırmak, okumak, dinlemek zorundayız.

“ATATÜRK VATANDIR,

ATATÜRK BAYRAKTIR,

ATATÜRK TAM BAĞIMSIZLIKTIR,

ATATÜRK BİRLEŞTİRİCİ HARÇTIR” diyoruz…

Uzun yıllardır konuşulmayan bu özellikleri ile onu Türkiye deki tüm mevcut olan partilerin de hakkını vererek güzelce bir şekilce gündeme taşımasını bekliyoruz…

Bu sadece bizlerin ve bizim gibi düşünen kişilerin beyanları ile kalmamalıdır…

AKP (AK Partisi’nin, kendilerine MİLLİYETÇİ diyen MHP’NİN, Atatürk’ün kurduğu CHP’NİN vesaire mevcut olan Türkiye’deki tüm partilerin müşterek olarak GAZİ ATATÜRK’Ü KONUŞMASI, PARTİ PROGRAMLARINA ALINMASI, MİLLETİMİZCE ÖZDEŞLEŞTİRİLMESİ LAZIMDIR…

Milletimizin içinde bizler gibi düşünenlerin başlattığı bu yol, diğer insanlarımızca da devam ettirilmelidir…

Cevap bırakın

ssd vds
ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds