TÜRKİYE DEVLETİNİ KURANLAR…

1982 Anayasası’nda şöyle denildi

0
1982 Anayasası ile Cumhuriyetin Nitelikleri Arasında “ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ” Kavramının Kullanılması Benimsendi!

Nutuk’ta “Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti, ilelebet muhafaza ve mûdafaa etmektir. Mevcudiyetin ve istikbâlinin yegana temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir…

İşte, bu ahval ve şeriat içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.” dedi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Kemalizm ve Milliyetçilik, Türkiye’de resmi ideolojinin ana ekseni olarak tanımlandı. Bu eksen, Osmanlı İmparatorluğun’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş sürecinde “HİKMETİ HÜKÛMET” kavramının yani “DEVLET AKLININ KENDİNİ YAŞATMA VE YENİDEN ÜRETME HALİ” olarak tarif edilir. Dolayısıyla “KEMALİZM” ve MİLLİYETÇİLİK” kavramları birçok açıdan kesişen kümelerdir.

Zaten milliyetçilik; Kemalist altı okun üç ilkesinden biridir. Bu nedenle Atatürk, yeni kurduğu Türk Devletini Milliyetçilik ve Laiklik Devrimleri üzerinde inşa etti, Türk milleti, “TÜRKİYE DEVLETLERİNİ KURANLAR” olarak tanımlandı yine de, dünyanın dört bir yanına dağılan Türklerle ilgili, onları bir çatı altında toplanmayı ve aynı amaç için çalışmayı hedef biçen “HAYALPEREST” bir atıfta asla bulunmadı. Bu anlamda, Türk Dili ve Uygarlığı Profesörü Paul Dumont, Kemalist milliyetçiliği; “Her iyi Kemalist, ilerici olmanın, zamana karşı atılımlar yaparak ve çağ atlayarak, mümkün olan en süratli şekilde olduğunu bilmektir.“ sözleriyle çarpıcı bir şekilde açıkladı.

Dumont’a göre; Kemalistler teorik düzlemde IRK, DİN ve ETNİK KÖKEN konularını vurgulamaktan çok DİL ve KÜLTÜR üzerinde durarak bir ULUS tanımı yapmaya çalışır. Ve Türk ulusu içinde asimile olmamış, etnik grupların Türkleştirme Politikası ile kaynaşacakları İlkesinden hareket ederler.

Anayasalarımızda MİLLİYETÇİLİK, 1921 Teşkilatı Esasiye’de Milliyetçilik İlkesine yer verilmemiş olmasına rağmen, “EGEMENLİĞİN KAYITSIZ ŞARSIZ MİLLETE AİT OLDUĞU” belirtilmiştir. Türkiye Devleti 1924’te 3115 Sayılı kanunla “CUMHURİYETÇİ, MİLLİYETÇİ, HALKÇI, DEVLETÇİ, LAİK VE DEVRİMCİDİR.” sözleriyle tanımlandı. 1961 Anayasa’sının başlangıç kısmında da “TÜRK MİLİYETÇİLİĞİ” kavramına yer verildi. Buna göre, ikinci maddesinde, milli devlet kavramının kullanılması kabul edildi, buna karşılık anayasanın başlangıç bölümünde Türk Milliyetçiliğin uzun ve ayrıntılı bir tanımının yer alması benimsendi.

1982 Anayasası ile Cumhuriyetin nitelikleri arasında “ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ” kavramının kullanılması benimsendi. Bu madde uyarınca, “Türkiye Cumhuriyeti toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelerine dayanan, Demokratik, Laik ve Sosyal bir Hukuk Devleti” sözlerini benimsedi, Türk Milliyetçiliği ve Atatürk Milliyetçiliği aynı anlamda kullanıldı.

1982 Anayasası’nda şöyle denildi:

“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Hiçbir kişiye aileye, zümreye ve sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar, kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye ve sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”

2010 yılında AK Parti Hükümeti tarafından hazırlanan anayasa değişiklik paketinde “KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİK” başlık 10. Maddesine şu şekilde bir ekleme yapıldı:

“Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Çocuklar, Yaşlılar ve Engelliler gibi özel surette korunması gerekenler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”

Cevap bırakın

ssd vds
ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds ssd vds

Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home2/misyxx20/public_html/wp-includes/functions.php on line 4673

Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home2/misyxx20/public_html/wp-includes/functions.php on line 4673

Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home2/misyxx20/public_html/wp-content/plugins/really-simple-ssl/class-mixed-content-fixer.php on line 111